Durma! Doğaçla!


Müzisyen olarak, benim güvenli alanım olarak gördüğüm en sevdiğim mecradır doğaçlama. Elbette bazı incelikleri vardır. Dur, dur... Şimdi öyle ahkam falan kesecek değilim. Zaten ne haddime! Sadece bazı küçük püf noktaları biliyorum... Ya da daha doğrusu doğaçlamanın ne olmadığını biliyorum ki bu da bir şeyin ne olduğunu öğrenirken bilinmesi gereken en önemli şeydir.


Doğaçlama, sallamak, gelişine vurmak değildir. Doğaçlama demek aklına geleni söylemek, çalmak ya da çizmek değildir. Her sanat dalında doğaçlama, mutlaka bir çıkış noktası, buluşulacak bir ağaç altı ister. Kelime anlamı her ne kadar spontan gelişen bir hareketi ifade etse de bunun bile bir matematiği olduğunu unutmamak gerekir.


Örneğin müzik yapıyorsunuz. Tek başınıza bile olsanız, başlangıcı, gelişmeyi ve sonucu o sırada planlamanız gerekecektir. Bunun nedenini, başka bir doğaçlama imkanı tanıyan sanat dalında açıklayalım. Tiyatrocu doğaçlama yapıyorum diye, birbirinden anlamsız sözleri art arda söylemez. Diyelim ki söyledi, içeride bir yerde çok akıllı bir manevra yapar ve doğaçlama performansını taçlandırır. Öyle ki kimi doğaçlama tiyatro topluluklarında yapılan etütlerde bir çıkış noktası verilir. Ekip olarak yapılan işlerde uyum önemsenir. Doğaçlamayı zekayla harmanlamak her zaman evla olanıdır. Düşünsenize, bir toplulukta oyuncular akıllarına gelen her şeyi söyleyerek bir bütün oluşturabilirler mi? Biz buna doğaçlama diyebilir miyiz?


Müziğe dönelim. Tiyatroyla açıkladığım nokta müzik için de en büyük gereklilik. İyi dinlemek, birbiriyle uyum içinde olmak ve çalmakta olan rifin içinde harmanlanmak... Bunlar doğaçlama bir eser üretirken gerekli şartlar...


Var olan bir eser içinde doğaçlama yapmak için gereken bazı şartlar da var elbette. Onlardan biri eseri iyi bilmek, diğeri kendini iyi tanımak, öteki de topluca yapılan işlerde ekip arkadaşlarını iyi tanımak...


Kimi görüşlere göre bir şarkıyı çalmak ve onun içinde doğaçlama yapmak için o parçayı mevcut olan her tonda çalabiliyor olmak ve o parçayı evinin içi gibi biliyor olmak gerekir. Öyle ki karanlıkta bile yolunu bulabilirsin evinin içinde.


Kendini iyi tanımak ise aslında kendinle kavgalı olmamak için gerekli bir şey. Eğer kendini o şarkıya doğaçlama yapmak için çok zorlarsan ne kadar bilirsen bil bir yere varamazsın. Ne zaman kendini bırakırsın, her şarkının senin için açacağı çok kapı olacaktır. Açarsın birini; girer, yürürsün.


Bütün bunlara bir de ekip arkadaşlarını iyi tanımak, onlarla uyum için can atmayı eklediğinde artık her şartı yerine getirmişsindir. Bunlardan birinin olmaması ya da eksik olması işini zorlaştıracaktır.


Sanat, doğaçlama için çok fazla fırsatı içinde barındırır. Aslında doğaçlama yapabileceğin tek alandır da. Cerrah isen doğaçlama yapamazsın. İç organlarının yerini, görsel olarak daha uyumlu bile olsa, değiştiremezsin. Hoş olmaz yani.


Ülkeyi mesela; doğaçlama yönetemezsin. Bunu deneyenler var, tamam; ama olmaz işte. Günümüz siyasetine naif göndermemde kimleri kastettiğim anlaşıldıysa asıl konuya bağlayıp gideyim ben.


Uzun lafın kısası doğaçlama çok tatlı bir şeydir. Tadını almak istersen durma dostum. Hadi doğaçla!



0 görüntüleme