Sıkıldık, Çatladık

Sıkıcı günlerin ortasında yalnızlığımızla yüzleşme gerçekliğini tartma vakti geçti bile. Teknolojik gelişmelere bakınca hoyratça irdelenen, bilinmeyen bir son ya da sonsuzluk zaman dilimi. Bilim adamları ile başlayan her cümlede irkilmeye başladım desem yeridir. Kim bunlar? İnsanlık için ortak hareket ettiklerini düşünmek güzel de, bilimin kimin tekelinde olduğu sorunsalı beni vazgeçiş noktasına getirdi.

Öyle işte... Ağlama duvarı blogumda küçük fikirler serpiştiriyorum. Kime ne katkısı olur bilemem özellikle de bu saatten sonra...

Duymuşsunuzdur adamın biri, birileri ile ''gel beraber insana çip takalım'' demiş. Sonrası güzellik mi?. Onu da bilemiyorum. İnsan mekanikleşmeye, tek tipleşmeye vardı. Son salgın devam ediyor. Araştırmalar da cabası.Umut dediğin ne ki?

Makinelerle yönetileceğimiz fikri yorucu geliyor. Salgın geçse de hiyerarşi devam. Virüsler hep vardı. Etkileri devam edenler de... Ama şu korona dedikleri enteresan geliyor bana. Kimseyi suçlamak istemem, kimse yoksa virüs de yok.

Ayrıştığımız bu dönemde sarılmak, yan yana gelmek yok. Daha ne olsun...

Güven dediğimiz duygu trafiği artık hiç karışık değil, hareketten uzak dur. Yaklaşma, konuşma ve dahası.. Ama bilim insanları çalışıyor. Her milletten bilim ADAMları... Bendeki umut bir kırıntı, ''iyilik, güzellik kazanacak'' dersem güleceğinizin farkındayım. O iyimserliği kaybedeli çok oldu. öyle uzak ki belki bir bilim insanı da

onu bulmak için bir başka bilim insanına ''gel beraber insana bakalım'' der....


26 görüntüleme